B
H2
H3
__
""
i
h
haber61
☰
Menü
Giriş Yap
Üye Ol
Künye
İletişim
Site Oluştur
🌙
☀️
Gece / Gündüz
Takip Et
Mesaj
Turgay6161
@turgay6161
·
çevrimdışı
39
Haber
0
Yorum
8.944
Puan
Haberler
Yorumlar
Aktiviteler
Çakıcı’dan Bahçeli’ye Teşekkür
Kırıkkale Keskin T Tipi Kapalı Cezaevinde Yatan ve Şuan Kırıkkale Yüksek İhtisas Devlet Hastanesinde tedavi olan Alaattin Çakıcı, avukatı Can Sevinç ve gazeteci Ferhat Aydoğan aracılığı ile kamuoyuna teşekkür açıklaması yaptı. Alaattin Çakıcı'yı ziyaret edenler arasında ünlü isimler vardı. Alaattin Çakıcı kamuoyuna yaptığı açıklamada; "Sıhhatimle yakinen ilgilenen Sayın Devlet Bahçeli'ye en kalbi teşekkürlerimi sunar, kendileri adına gelen Ankara MHP İl Başkanı ve Yardımcısına, Kırıkkale ve Keskinli dostlarıma, ayrıca Türkiye’deki, Yurt Dışındaki tüm sevenlerime en kalbi, sevgilerimle" ifadelerini kullandı.
21.05.2018 00:16
Çakıcı’dan Cumhurbaşkanına yeni mektup
Kırıkkale Keskin T Tipi Cezaevi'nde kalan ünlü Kabadayı Alaattin Çakıcı basın danışmanı gazeteci Ferhat Aydoğan aracılığı ile kamuoyuna Flaş açıklamada bulundu Kamuoyuna Saygılarımla arz ederim. Sayın Recep Tayyip Erdoğan yıllardır her hapishanede hastanelerde öldürmek istettin sonra da yok fetöcularmış. Son günlerde af söylentisi var, ismim gündeme geldi. Senden af talep edenin anası hortlasın, ölümcül hastayım hastalıklarımla ilgili tahliye istiyenin toprak altındaki anası hortlasın Müslümansan beni öldürttür Sana BİAT EDEN özür dileyenin çocuklarını umumhane ye Rabbim düşürsün. Yıllarca Ben hastane ve cezaevlerinde Sayın Recep Tayyip Erdoğan'ın emriyle zehirlenmek istendim.Kalp krizi yaşam ünitesinde ağızıma hap koyarak hastayı kaybetme alarmı çaldı vede ağzımdaki hapı atınca yaşam ünitesi normale girdi ve Dokuz Eylül Üniversitesi'nde daha evvel mahkemede ifade verdim. Kolumdan hava vermeye kalktılar. Sayın Devlet Başkanı 2006 yılından beri kendisinin özel kininine bir anlam veremiyorum. O beni günahı kadar sevmez, Ben de onu sevmem, ortak noktamız devlet bekası ve Allah'a teslimiyettir. ama canımı yıllardır almak istiyor. Sahibi Allah olanın değil Tayyip Erdoğan kimse alamaz isteyen alabiliyorsa alsın Saygılarımla Alaattin ÇAKICI
15.05.2018 12:23
Alaattin Çakıcı’dan Flaş Açıklama!
Kırıkkale Keskin T Tipi Cezaevi’nde kalmakta olan Alaattin Çakıcı gündeme dair yeni açıklama yaparak “partilerin ittifaklarını ve konuşmalarını herkes gibi bende izlemekteyim” dedi... İşte Çakıcı’nın o açıklaması; KAMUOYUNA SAYGILARIMLA ARZ EDERİM Daha evvel de belki bir mektup daha yazarım demiştim. Partilerin ittifaklarını konuşmalarını herkes gibi bende İzlemekteyim. Daha evvel de dediğim gibi Müslümanım Türk’üm Milliyetçi ve Ülkücüyüm. Adem (a.s) bugüne kadar Rabbim’den gelen Suhuf ve kitaplara gelen,kesin ve mutlak emirlerin ismi İslamdır. Efendimize (s.a.v.) gelen, Suhuf ve kitaplara gelen ilahi Emirler Kuran-ı Kerim’de kesin ve net Rabbim’in emri olan “Dinimizi tamamladım” Emre doğru, Bana yapılan kulluğun, emirlerime uyan, dinini yaşayan kişiye Müslüman denir. yozlaşmamış dönemlerdeki Suhuf ve kitaplarda , Allah’ın emrini yerine getirenler de o günün imanlı insanları idi. Kutlu Işık Allah’tan gelen bu Nurlu ışığın Adem ( a.s)’den Efendimiz (s.a.v) o kadar, kıyamete kadar Allah’ın dininin adı İslamdır, kalbi yaşayan da Müslümandır. Sevgi, Barış Yaratılanı Yaratandan seven, her inançlı topluma Allah’ın doğru yolu İslam, insanlığa bir rahmettir. Adem (a.s) soyundan gelen Allah’ın emri olan “ Ben sizi fırkalara böldüm,bir araya getirip tanışasınız diye” . Allah’ın fırkalara böldüğü Türk milletine mensubum. Türk’ün Milliyetçilik anlayışı manevi inançlarını yaşamak, Vatan Sahtının her zerresini sevmek, topraklarına sahip çıkmak, Kendi milletine itina ve Özen göstermek, başka Milletlere de saygı duymaktır. Ve toprakları için kendini feda etmektir. İnanç ve toprakları vazgeçilmezidir. Asla ırkçı değildir. inançlarıyla kültürleriyle, topraklarını çok sevdiği için toprak milliyetçisidir. Asla ırkçı değildir. Yıllardan beri Ülkücüleri yerli vatan hainleri Faşist damgası ile itham etmektedirler. Bu vatan hainleri Hiç mi Dünya literatürüne BAKMIYORLAR MI ? Ülkünün literatürdeki anlamı gaye ve amaç demektir. Ülkücünün de literatürdeki anlamı gayesi ve amacı doğrultusunda anlamının ismi idealisttir.. Din ve vicdan özgürlüğünden bahseder temel insan hakkı yaşama, beslenme ve koruma – temel hak ve insan özgürlüklerinin içine yaşama, beslenme, inanç özgürlüğü, adalette eşitlik kavramı, kişi adil olan Adalet kavramında yasaları ihlal etmeden düşünce ve özgürlüğüne sahiptir.Ne yazık ki kendi gibi düşünmeyen batının uşaklığını yapan, Sözde Hukukun üstünlüğü, temel hak ve insan özgürlüklerini sürekli sakız gibi ağzında çiğneyip siyonist üst akıla, sömürgeci Emperyalist ABD’ye , Faşizm merkezi olan Avrupa Birliği’ne uşaklık yapanlara Ülkücüler mi Faşist yoksa gerçek Faşist Sizlermisiniz? Hiç vicdanınız da Ülkücüleri yargıladığınız zaman kendi vicdanınızı sorguladığınız mı? Batıdaki Fransız milliyetçiliği Emperyalist sömürge üzerine kurulmuş, kültür milliyetçiliği olan Fransızları hiç sorguladığınız mı? Faşist Musolin’in kader arkadaşı olan 1938-1945 parasız dünyayı kan gölüne çeviren Nasyonal, diğer bir adı olan Nazizm bir kafatascı ırkçı olduğunu bildiğiniz halde, batıya uşaklık yaparak 2. Dünya harbinden sonra siyonist üst akıl ve sömürgeci kapitalistlere Hizmet ettiğinizi bilmenize rağmen halen devletinize saldırmaktasınız. işte ( yukarıda bahsettiğim insani kriterlerden Müslüman ülkücü ve Vatansever, Cumhuriyetimizin ilk Bozkurt’u olan Atatürk’le Atatürkçülerle) batıya uşaklık yapan sizlerin farkı budur. Ben ülkücüyüm Partiller açılıp kapanır , iktidarlar da değişir. Bir ülkücünün gayesi Aziz topraklarına sahip çıkmak Devletimizin bekası, Adil, adaletli, herkese eşit, yaşadığımız toplumun adalet ve hukukun kişilere değil, bağımsız devletimizin temel direği vazgeçilmezidir. Din ve inanç özgürlüğüne yasaları ihlal etmediği sürece her inanç sistemi diğerini ötekileştirdiği an hukuk ve adalet i uygulamak bir milliyetçi vatanseverin tek amacıdır. Toplumun refahı, yaşam hakkı, koruma, beslenme, gelişmiş demokrasi, milli gelir de toplumun bireylerine yaşamlarını huzur içerisinde, sıkıntısız, milli geliri adil bir şekilde toplumun bireylerine güvence altına almak, işte üst satırlarda bahsettiğim tamamını gerçekleştirmek sosyal devleti inşa etmektir. 16 yıllık AKP iktidarı döneminde AKP’nin aşamadığı başörtü sorununu meclisteki İYİ Parti’ye geçen MHP milletvekilleri meclisteki MHP Genel Başkanı almış oldukları kararla AKP değil MHP çözmüştür. Yine Cumhurbaşkanını Millet seçsin,AKP meclisten geçirememiştir. MHP lideri ve o günkü meclisteki milletvekillerinin yardımıyla bu sorunu AKP değil Ülkücü kökenli milletvekilleri çözmüştür. Referandumda iktidarın değil MHP’nin yardımı ile çözülmüştür. Acaba bunları AKP seçmeni biliyor mu? Yoksa biliyorlar da unuttular mı? Bugün Devletimiz beka sorunu yaşarken, tüm vatanseverler ile birlikte devletimizin bekası için bedenlerini ateşin içine koyarak bedenlerinin yok edilmelerine, talip olmuşlardır. 16 yıllık AKP iktidarı 2002’den 15 Temmuz’a kadar artı ve eksilerini gençlerimiz ve Aziz milletimiz bilgisayarlara girerek araştırmaları hakkıdır. Çünkü beka sorunu yaşıyoruz 15 Temmuzdan bugüne kadar ki zaman sürecindeki gelişen uluslararası boyuttaki Türkiye ile ilgili olayları ve yurt içinde gelişen olayları onları da iyi araştırsınlar. AKP iktidara geldiğinden 10 yıllık süre içinde ABD ve batının sıkıştırması ile PKK ile bizi bir Barış masasına oturtmak istediler. Dünya’da hiçbir Devlet Terörist’le pazarlık yapmaz,Devletimizi yöneten siyasi iradenin başı ve en yakın mesai arkadaşları,bu baskı Türkiye’nin ve coğrafyamızın parçalanma Ülkemizi bölmek için olduğunu ne yazık ki,Kış uykusunda idilermiydi de sonradan uyandılar? ABD’nin ve batının yönlendirmesiyle PKK Güneydoğu’da öz yönetim oluşturmak istediler devletimizin sert ve kararlı tutumu ile bir Devlete yakışanı yerine getirdiler. Üst akılın ve batılı emperyalistlerin 60 yıldır Devlet’in kılcal damarlarına kadar işledikleri Vatan’a ihanet edecek virüsünü 15 Temmuz’da gerçekleştirmek istediler. Ne yazık ki Soğuk Savaş döneminden sonraki bir asırlık projelerini uygulayamayarak Devletimiz ve Aziz milletimiz onlara şok yaşattı. Kuzey Irak’tan başlayıp Suriye’nin Lazkiye limanında denize açılacak İsrail’in Güvenliği ve Ortadoğu’daki yeraltı kaynaklarını sömürmek için direkt kendilerine bağlı terörist bir Kürt devleti kurmak istediler. Devletimiz Fırat ve Afrin operasyonlarında batıya bir şok yaşatarak, gerçekleştirmek istedikleri terörist Kürt koridorunun önünü keserek bu projelerini kısa bir süre deepfrizde dondurdular. Sayın Devlet başkanımız emanetçi olan Devlet Başkanımız’a göbekten bağlı Sayın Başbakan ve kendileri oyunuzu bize vermezseniz, darbeci ve darbecilerin arkasındakilere,PKK’ya hizmet ediyorsunuz Söylemi, bu zorlu süreçte yanlış bir söylem. Evet, ülkemizde onlara yakın bazı aktörlerin Türkiye’nin enerjisini yok etmek için uğraş vermektedir. Ama bu ülkede AKP’ye her oy vermeyenin yukarıda söylediğimle itham etmek yanlıştır. Son yıllardır Devleti’ne gönlünden Zaza ve Kürt Vatandaşlarımızın Kürt oldukları için bazı den sizlerin PKK’lı gibi görmesi büyük bir yanlış. AKP bazen Vatansever Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı Zaza ve Kürt’leri savundu, bazen de sessiz kaldı. Aynı zamanda 21 milyon Türkmen Alevisi ile ilgili Alevi çalıştayında istedikleri her ilde bir Cemevi her Cemevi’nin içine bir de Mescit yapmak şartıyla, isteyen Cemini yapar isteyen de Ehl-i beyte gönül vermiş olan aynı Cemevi’nin içindeki Mescid’de İslam’ın ritüellerini yerine getirebilirler. Tabi baskı unsuru kurulmadan ne yazık ki Yeniçeri Ocağı dağıtılmasına müteakiben bütün Alevi ve Bektaşi dergâhları günümüze kadar kapatılmıştır. Seçim konuşmalarınızda,Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı olan Devleti’ne gönülden bağlı Zaza, Kürt, Alevi ve Bektaşi vatandaşlarımızı yasal olabilecek Ülkemizin milli birliğine ve dokusuna en ufak bir zarar vermeyecek,bu vatandaşlarımıza eğer yeniden iktidar olursanız lütfen duyarsız kalmayın. İşte o zaman 81 milyon hepimiz TÜRKİYE oluruz.Bir de devletimizin bekası söz konusu olduğu an hiç düşünmeden en zorlu döneminizde size can yeleği olan Ülkücüler ve Milliyetçileri AKP artığı gibi görmek, kendi gözlerinizi çıkarıp, nasıl ülkeyi yönetip dünya lideri olmayı düşünüyorsunuz? Birkaç gün evvel bir af konuşması gündeme geldiğinde size can yeleği olan Kutlu bir davanın liderinin söylemlerini emanetçiniz olan Sayın Binali YILDIRIM düşüncemizde gündemimizde böyle bir düşünce yoktur. Aynı şekilde Sayın Devlet Başkanımız da gündemimizde öyle bir düşünce yoktur.İngiltere’ye giderken hava alanındaki basın toplantısında deklare etmiştir. 15 Temmuzdan beri arkanızda bir Çelik zırh gibi duran Kader arkadaşınızın bu söylemine bu şekil değil de Sayın Bahçeli böyle bir şey düşünüyorsa o konuyu aramızda konuşabiliriz demek en doğru olanıydı. Sayın Bahçeli’nin amacı devlet başkan yardımcısı olmak değil Onun ülkücü Devletin bekası vazgeçilmezidir. Hala bunu anlayamadınızsa demek ki Sayın Binali YILDIRIM başkan yardımcılığı için acaba Devlet Bahçeli’yi Başkan Yardımcısı yapar mı? diye şahsınıza sormadan böyle bir cümleyi söylemiştir. Sayın Devlet Başkanı ve Sayın Başbakan hangi partiden olursa olsun gerçek Ülkücü ve Türk Milliyetçileri Devlet bekası söz konusu olunca kırgınlıklar çekememezlikler Devletimizin adına dondurulur,kol kırılır yen içinde kalır. Milletimiz yeni bir seçime gitmektedir.Ama AKP’yi iktidara taşırsa 15 Temmuz’dan sonra kurumlar arası güven duygusu yok olmuştur. Hatta kurumlar içerisinde birbirlerine güven duygusu içerisinde değillerdir. Hukuk sistemi paramparça olmuştur.Adaleti Adil bağımsız inşa etmeniz,kurumlar arasındaki güven duygusunu ve kurumlar içindeki güvensizlik duygusunu mutlaka yeniden inşa etmeniz gerekli. Devletimize düşman olmayan her etnik mozaiği hep beraber Türkiye’yiz deyip ötekileştirmeden kucaklarsanız hep beraber Türkiye oluruz. Tabi Milletimiz sizi tekrar iktidara taşırsa batıya ve ABD ye bölücülere hizmet etmeyen yeni bir iktidar, Milletin Özgür iradesiyle iktidar olursalar görevi yeni oluşuma kalbi devretmek Demokrasi’nin insan olmanın gereğidir. Ben hiçbir partiyi işaret etmiyorum. Seçimler ikinci tura kalırsa Muhalefetinizdeki çatı İttifakını PKK’lılara hiçbir zaman Terörist diyemeyen HDP’nin oyları yönetimde bir değişiklik olursa AKP’nin ilk 10 yıl Barış süreci denen aynı şeyleri mutlaka yaşarız. Eğer; PKK’nın siyasi uzantısı değilseler,PKK Kürtler’in ve Türkler’in düşmanıdır,bir terör örgütüdür aynı zamanda ABD ve İsrail’in uşaklığını yapıyor. Türkiye Cumhuriyeti devletimizi bölmek isteyenler ile birlikte hareket ediyor.Aynı Dine mensup olduğumuz Türk, Arap, İranlı Müslümanlarının düşmanıdır diyorsalar bu 45-50 gün süreç içerisinde Avrupa’da, ABD’de, Türkiye’de Dünya kamuoyuna deklare ediyorlarsa,biz PKK’nın değil, Türkiye Cumhuriyeti Devleti’ne bağlı bölücü olmayan Türkiye Cumhuriyeti’nin bekası, 80 milyonun Türkiye sevdalısı bir partiyiz,diyorsalar seçimde her türlü karar vermeleri Onların da hakkıdır. Daha evvel PKK AB, ABD, İsrail’le bir yatağa giren bu partililer zehir enjekte eden bu devletlerden birlikte hareket ettikleri sürece ne kadar zehirlenmişlerdir? Onların yolundan mı gidecekler yoksa Türkiye Cumhuriyeti’nin birer vatandaşı olarak hep birlikte Türkiye mi olacaklardır? Onun için Muhalefette ki çatı adayları bu konuyu değerlendirmeseler Türkiye’ye değil ABD ve AB’ye Siyonistlere hizmetten ileriye hizmet etmektir. Eğer HDP muhalefet müttefiki gönüllerinde devlet bekası, Türkiye Sevdası, Vatan topraklarının her zerresini namusu kadar sevmek, İffeti kadar korumak, devletin bekasına, kalbi gönül vermişseler al Bayrağımız için bedenlerini feda edecekseler, sandıktan milletimizin Özgür iradesiyle kimi iktidara taşırsalar milletimiz için, coğrafyamız için, Filistin’de 1948’den beri katliama uğrayan Filistinli din kardeşlerimiz için de hayırlara vesile olsun. NOT: Yukarıda MHP ile ilgili bazı şeyleri dile getirdim, doğru olanları söyledim. Doğru olan AKP’ye beka söz konusu olduğu her dönem can yeleği olmuştur. Ben Ülkücüyüm daha evvelden dillendirdiğim evimin yolu direkt Devlet bekasına çıkar kimseye biat etmem teslimiyetim Allah’a sadakatim devletimedir. Daha evvel de söylemiştim bir geniş mektup yazacağım diye, bu son Mektubum değil seçime 15-20 gün kala daha geniş kapsamlı bir mektup yazacağım. Bir af söylemi gündeme geldi. Sayın Bahçeli’ye kendi adıma, arkadaşım adına, Tüm Kader Mahkûmları adına teşekkür ederim. Kendim için hiçbir AF talebim olamaz. Yıllardır fazla yatmama rağmen,16 tane hastalığım var 7-8’i ölümcül. Hepsi 6-7 tane süresiz kurul raporlarıyla tescillidir. Benim hücremde bedenim esir, düşüncelerim Özgür hastalıklara sığınıp affedilmeyi isteyen Allah’ın El Basir ve el Rezzak ismine kalbi iman etmemiş demektir. Rabbim ne zaman kapıları açarsa ya evime gider,ya da son nefesimi verip Ebediyete giderim. Bölücü ve vatan haini olmayan Türkiye Cumhuriyeti vatandaşlarımıza Saygılarımla arz ederim. Alaattin Çakıcı 14/5/2018
15.05.2018 12:17
Çakıcı’dan Temelli’ye sert sözler
Kamuoyuna Saygılarımla arz ederim. HDP Eşbaşkanı Sezai Temelli denen şerefsiz Devlet Düşmanı, bu toprakların ekmeğini yiyen batının ve ABD’nin köpeği Sen kimsin. Devlet Bahçeli’yi ağzına alacak adam mısın? Bak beni dinle,ben bu ülkede çok adam bayılttım seni de bayıltırım. 16 yıldır F tipinde yatıyorum her yattığım hapishanede senin gibi vatan hainleri olan ve o savunuculuğunu yaptığın teröristlerin hiç sesi çıkmıyordu ve Türkiye’de değişik illerdeki yattığım cezaevlerinde HDP Milletvekilleri bu teröristleri ziyaret ettiği zaman neden karı gibi susuyorlardı bilir misin? Şu anda Selahattin Demirtaş’ın yattığı cezaevinde 250 Vatan haininin sesi soluğu çıkmıyordu tek başıma yatıyordum orada. Dinle beni dürzü,sen kaşındın Vatan haini it,bir de senin gibi ulusal basında teröristlere hizmet edenlere buradan sesleniyorum vatana ihanet eden Can Dündar gibi bayılmak mı istiyorlar? Sezai Temelli Efendi, suç dosyama bak bebek katili değilim, silah kaçakçısı değilim, savunuculuğunu yaptığın vatan hainleri gibi eroin kaçakçısı değilim şerefsiz. Karı gibi laf atacağına,bak hastaneye gidiyorum bazen mahkemeye,yiğitlerini gönder de silahla karşılaşsınlar beni. Evet kriminal suçluyum ama vatan haini değilim. Senin savunduğun devlet düşmanları gibi herhangi bir ülkeye ömrümde köpeklik yapmadım. Şimdi sen düşün ve Oda TV ve Cumhuriyet gazetesini yönetenler düşünsün. Kamuoyuna Saygılarımla arz ederim. Not: Edirne’den yatan Selahattin Demirtaş’a sor istersen. Not:Yeter ki isteyim yattığı ceza evinde, isteyim koridorlara çıkamaz. Akıllı ol Sezai Temelli denen dürzü. Türkiye hapishanelerinde senin savundukların vatan hainlerinin yattığım hiçbir cezaevinde sesi çıkmıyordu, adamsan şimdi cevap ver al önüne bir ölçü koydum. Bir daha da Allah şahidim olsun sen ama sen Devlet Bahçeli’ye bir kelime konuşursan seni bayıltırım ve bu Türkiye’nin her yerinde yurtdışına gittiğin zamanda seni mutlaka üç, beş kişi karşılar Niye kaşındın? Zangoç kılıklı boz eşşek biraz akıllı adam olsan mutlaka benim geçmişi biliyorsan ağır konuşacağımı da bilmen gerekliydi. Demek ki çok şerefsizsin ki bile bile hakaret edilmeyi kabul etmiş ahlaksız sakallı boz ayı. Kamuoyuna Saygılarımla arz ederim.ALAATTİN ÇAKICI
10.11.2017 12:30
Alaattin Çakıcı, Avukatını azmetti!
Ünlü kabadayı Alaattin Çakıcı 15 temmuz darbesinde ülkeye ihanet eden FETÖ’ye ateş püskürürken Avukatı Olan Sadettin KÖSE’yi fetöcülerin davasına baktığı için yazılı açıklaması ile azletti. İşte o açıklama; UYAP üzerinden T tipi cezaevi müdürlüğü kanalı ile Başsavcılığına Kırıkkale.. 4 yıl evvel vasim tarafından avukatlarından biri tayin edilen Saadettin Köse Kırıkkale F tipinde İki ay avukatlığımı yapmıştır. 3 ayda Tekirdağ'da avukatlığımı yapmıştır. 3.5 sene sonra keskin t tipi cezaevine geldikten sonra ilk defa burada gördüm. Burada, arada bir avukat görüşüme geldi. Daha sonra diğer avukatlarım tarafından Sincan'daki Fetöcülerin bazılarının avukatlığını aldığını Urfa, Muş, Van, Samsun, Kırıkkale illerinde Fetöcülerin avukatlığını alan Vatan haini insanın savunma hakkı evrensel hukukta vardır. Ona devlet düşmanı laf taşı yemiş birinin avukatlığını almak benim ölçülerime göre ihanete Ortak olmaktır. O nedenle kendisini azlediyorum. Evet evrensel hukukta roma hukukundan günümüze kadar savunma hakkı güven altına almıştır. Bir insan ceza almadığı sürece suçlu değildir diyor evrensel hukuk ama 15 Temmuz'da ülkeyi kan Gölü'ne çeviren PKK ve ABD ile işbirliği yapan ister devlet memur olsun, ister herhangi bir sivil toplum örgütüne mensup vatan haini, Hatasını yemiş bir insanın savunmak hakkı aynı ideolojiye sahip olmaktır. Bir de bu adam daha evvelden milliyetçi olduğunu söylüyordu milliyetçilik kavramının ana temeli devletinin bekasına sahip çıkmaktır. Bölücü ve vatan haini 15 temmuzdaki işlediği koysalar her şey vatan için diye vatan sevdalısı merkez bankasındaki paraları bile elinin tersi ile iter. İnsanın kardeşi bile olsa ihaneti bulaşmış olanın savunma hakkını bir milliyetçi değil batı ile işbirliği yapan herhangi bir avukat olabilir saygılarımla arz ederim. Not: Sayın Başsavcım saydığım illerdeki Sadettin Köse’nin avukatlığını yaptığı mahkumlara bakınız, Fetöcü mü değil mi? saygılarımla arz ederim. Alaattin Çakıcı
02.10.2017 20:09
Çakıcı'dan mesaj var..
Kırıkkale Cezaevi'nde yatmakta olan Alaattin Çakıcı önemli açıklamalarda bulundu. Türkiye Cumhuriyeti ve Kamuoyuna saygılarımla arz ederim… Birkaç gün sonra biraraya gelecek dünya milletlerinin birlikte hareket ettiği BM denen uluslararası yasalarla güvence altına alınmış,özünde beşdaimi üyenin dışında sözde özgür olan dünyanın değişik kıtalarından oluşan milletler,bu cemiyette yer almıştır.Kendilerine sadece söz olsun diye söz hakkı verilip konuştuturuluyorlar.Dünyada sosyal adaletin ihlal edildiği bu sömürgeci beş daimi üyenin vahşi ve barbar olarak girdiği ülkeleri yakıp yıkan,yeraltı kaynaklarını sömüren,üst akıl denen Siyonist zihniyetin yönlendirdiği küresel devletler,az gelişmiş ülkelerde Sovyetlerin iflasından sonra İslam Dünyasını barut fıçısına çevirttirerek katliamlarına devam etmektedirler. Evet; “dünya beşten büyüktür” lafı doğru bir tesbittir.Bu cümleyi sadece Türkiye Cumhuriyeti Devlet Başkanı değil,diğer ezilen ve sömürülen devletler,yapılan zulüm ve vahşeti dile getirip birlikte hareket etmedikleri sürece ezilen;katliamların ve göz yaşlarının dindirilmediği yarı özgür bir devletten öte gidemezler.Bu ,mazlumları sömüren şeytanın beş atlısının her zamanki gibi kan emen vampirlerden hiçbir farkları yoktur. 20.Yüzyılın son çeyreğinde beş daimi üyeden ruh hastası bir milleti olan Fransız’lar Ruanda’da Hutular ve Tutsileri birbirine kırdırarmışlar bu iç savaşta 950.000 insan katledilmiştir.Sebebi; kauçuk ve petrolü diğer küresel güçlerle bölüşmek için.Ozaman batının demokrasi havariliğini yapan Fransız toplumu,dünyaya demokrasi yayacağım diyen ABD devleti ve Amerikan kamuoyu o zaman dinsizmiydiler,20 yüzyılın en büyük katliamına sessiz kaldılar.Yoksa derilerinin siyah oluşundan mı? Dünyayı dizayn eden bu beşli çetenin lideri olan Birleşik Devletler,tüm Ortadoğu coğrafyasını fitne çıkarmak kaydıyla alevi-sünni çatışması,Ortadoğuda 1991’den günümüze kadar vahşet,gözyaşı,kitleler halinde insan ölümleri günümüze kadar devam etmektedir.Afganistan’da,Endonezya’da, Pakistan’da mezhepsel etnik kimlikleri birbirine düşürerek katliamlarına devam etmektedir.Kuzey Afrika’dan Pakistan’a kadar Büyük Ortadoğu Projesi adı altında Arap Baharı diyerek Tunus’ta başlayıp,Libya’da devam eden,Mısır’ın hayatını yok eden,Suriye’yi paramparça yapan ,1975’ten halen günümüze kadar Lübnan’ı iç savaşla yerle bir edip;halen günümüzde de aynı oyunları oynamaktadırlar.Sebebi, İsrail’in can güvenliği. Baba Bush’la başlayıp,Clinton ve oğul Bush ile devam eden Irak’ı paramparça yapıp halen günümüzde Suriye gibi Irak’da terörün odak noktasıdır.Bir evvelki satırda olduğu gibi,amaçları Kuzey Irak,Halepve Lazkiye’den denize açılacak İsrail devletini güvenliği için gri İsrail bir Kürt devleti,dünya kötülüğünün Merkezi olan Washington D.C’nin bu oluşum en büyük idealidir.Büyük Ortadoğu Projesinin temelinde en büyük hedef,Ortadoğuda kendine bağımlı,her zaman İsrail ile haraket eden bir Kürt Devleti oluşturup Türkiye’yi bölmek en büyük amaçlarıdır.Bu küresel dinazorların midesi o kadar büyük ki,İran,Afganistan ve Pakistan’ın Belücistan bölgesini bölüp,İran’daki Belücistan’la birleştirme.Yıllardır Afganistan’daki iç savaşın bitmesini istemeyen yine bu üst akıldır.İslam’ın ve insanlığın düşmanı olan İşid,El-Kaide gibi örgütlerin arkasında yine bu haçlı zihniyeti yatıyor.Amaçları;doğal zenginlik kaynakları olan ülkeleri bu şekilde bölüp,bu ülkelerin insanlarını telef ederek yaşam hakkı tanımayan bu dinazorlara soruyorum;hani evrensel hukukta söz güvence altına alınmıştı. 1776 kurucu babaları olan Thomas Jefferson,Jakson,Hamilton bu evrensel beyannameyi deklare ettirirken temel hak ve insan özgürlükleri,din ve vicdan özgürlüğü anayasalarında oluşundan günümüze kadar bu söylemleri söyler dururlar.Temel hak kavramı,yaşam hakkı,beslenme ve korunma Monroe doktrininin temel ilkesi bu kavramdı.Dünyanın değişik yerlerinde oluşan savaşlar ,Amerika’yı alakadar etmez.Sadece Amerika kıtasına herhangi bir devlet saldırırsa Birleşik Devletlere saldırıldı diye algılarız.Wilson prensiplerinin bir maddesinde geçiyor ki;Milletler,kendi kaderlerini kendileri tayin ederler.Bir asır sonra ABD’yi yöneten toplum ve sivil toplum kuruluşları ABD’deki takting kulüpleri dünyanın en iyi üniversitelerinin hocaları hazırladıkları projelere göre,doğal zenginlikleri olan dünyanın değişik kıtalarındaki insanların etnik kökenleri,farklı dinlerden oluştukları yaralarını kaşıyarak küçük ulus devletlere bölüp işte o zaman Wilson prensiplerini devreye sokuyorlar;milletler kendi kaderlerini kendileri tayin ederler diye. Kıtalardaki doğal zenginlikleri çoğalan bu devletlerde küçük ulus devletler oluşturup daha iyi sömürmek için bu şeytanın beş atlısı İslam dünyasının ve dünyanın bazı kıtalarındaki ülkeleri yerle bir ederek dünyayı büyük bir savaşın eşiğine getirmek en büyük amaçları. Böyle bir mantık mı olur? Protestanlığın bir alt kolu olan ABD’deki güçlü tarikat,Evanjelik tarikatıyla birliktenİsrailli Ortodoks Yahudilerle anlaşarak Armegedon savaşı evanjeliklerin kontrolünde olan değişik dönemlerdeki ABD devlet başkanları ile birlikte anayasası Talmut’a dayanan Filistin ve Lübnan’ı kan gölüne çeviren bir İsrail projesidir.Şu anda Kuzey Irak’da bir Kürt devleti olmasın diyorlar,aba altından kendilerine destek olmak kaydıyla birinci ağızdan referanduma gitmelerini destekleyen yine bu şeytanın beş terörist devleti ve iblisin idrarından oluşan İsrail devletidir. Amerika’da bulunan Türkiye Cumhuriyeti Devlet Başkanı Sayın Recep Tayyip Erdoğan,size bir lafı hatırlatmak isterim:”Karadeniz'de erkeğin yiğidine herif derler”Lütfen unutma.15 Temmuz ABD’nin himayesinde olan gizli Vatikan Patriği Fethullah Gülen denen iblisin Türkiye’deki her kurumdaki itleri ve vatan hainleri,amaçları Türkiye’yi bölmek,Kobani’den içeri 20.000 PKK-PYD-YKB lilerin başında da Amerikalı askeri uzmanları olmak kaydıylan ülkemizde iç savaş çıkartıp BM’de yeşil hat çizdirerek çok uluslu askerleri ülkemize sokmak amaçları bu idi.Başarılı olsalardı sizi yakalayıp savaş suçlusu gibi Lahey’de yargılayıp,sonunda intihar etti deyip veyahut kalp krizi geçirdi diyerek dünyaya rezil edeceklerdi.Ve sonra bu eylemi uygulayacaklardı.Amaçları sadece sizi öldürmek olsa en yakınınızdaki Fetöcü üç-beş askere öldüttürmek olurdu.Ne zaman Aziz Türk milleti darbe girişimine tavır koyup sokağa çıktıktan sonra devletine bağlı şerefli askerlerimiz,devletine bağlı gönüllü polislerimiz bu hainlerle silahlı çatışmaya girince o zaman başarılı olamadıkları için Marmaris’e yöneldiler.Rabbim sizi korudu,aynı gece milletimizin arasında yer aldınız.Milletimizin demokrasiyi savunmasını ABD ve Batı basını hazmedemeyerek dedeleri Hitler ve Irak’ı yakıp yıkan W.Bush’un yerine koyarak yakıp yıkmaya giriştiler. 1930’lu ve 1945 yılları arasındaki dünyayı ateşe veren,50 milyon insanın ölümüne sebep olan Hitler’in bir ikizi şu anda garip haraketler yaparak üst beyninde ayın üzerinde dünyayı seyretmektedir.Bu acaip kılıklı,gel-git akıllı farklı demeçler vererek Benitto ve Hitler karışımı Sam amcaya benzemeyen bir fiziki görünümü olan,kendi toplumu tarafından sevilmeyen,ağzı burnu birbirine girmiş,üst beyni dört farklı yerinde farklı farklı şeyler yaşayan,herkesle tokalaşıp kendisini Kırkpınar Pehlivanı zanneden haraketleriyle palyaçodan farkı olmayan Suudi Arabistan’dan 390 milyon dolar haraç alan,Dubai’den 11 Milyar dolar para gasbeden yaşadığımız modüler dünyada Hollywood filimlerindeki gibi posta arabalarını soyan bir soyguncudan ne farkı var. Sayın Devlet Başkanım;Ülkemizde sizi seven de vardır,sevmeyen de vardır.Devletin bekası ve uluslararası ilişkilerde devletimizin bekası için-bölücülerin dışında-bu aziz millet,siz dik durduğunuz sürece,ülkemizde din ve vicdan özgürlüğü,mezhepler arasında bir ayrıştırma yapmadığınız sürece,her devlet ve dinin temelinde adalet yatar.Adil olamayan dinler,tarih sahnesinden silinmiştir.Ülkemizde adalet ve eşitlik kavramına daha sıkı sarılırsanız bu aziz millet dünyanın hiçbir yerinde sizi yalnız bırakmaz.O acaip kılıklı ,sam amcaya benzemeyen git-gel akıllı olan Trump denen,güreşir gibi insanların elini tutup kendine çeken bu zata karşı elinizi lütfen kuvvetli tutunuz.BM’de de her zamanki konuşmanızı,dik duruşunuzu devam ettimezseniz Kur’an’dan ismini alan rahmetli annenizin sütü sizi rahatsız eder. Aziz Türk Milletine,şahsınıza duyarlı Amerikan halkına,insan haklarına sahip çıkan her millete selam olsun.Rabbim sizi korusun;yar ve yardımcınız olsun.Makamınıza saygılarımla arz ederim. 20.09.2017 Alaattin Çakıcı Not:İnsanlar birbirlerini sevmek zorunda değil.Alaattin Çakıcı da sevmek zorunda değil.Ama devlete sahip çıktığınız sürece size öbür dünyada hakkım helaldir.Ülkemizde ve dünyanın her yerinde devletimize sahip çıkarken doğruları söylemek asla yalakalık değildir.Kim düşünürse herifliğinden şüphe ederim.Trump denen o Yezit, İslam Dünyasından elini çekerse Ortadoğu huzura kavuşur.Saygılarımla arz ederim. 20.09.2017 Alaattin Çakıcı
20.09.2017 20:11
Çakıcı'dan önemli mesaj
Kırıkkale T tipi kapalı cezaevinde kalmakta olan ünlü kabadayı Alaattin Çakıcı, gündeme dair önemli açıklamalarda bulundu.. İşte o açıklama; Türkiye cumhuriyeti kamuoyuna ve aziz Türk milletine saygılarımla arz ederim. 1. Dünya harbi neticesinde Osmanlı coğrafyasını ve Ortadoğu'yu dizayn eden İngilizler ve Fransızlar, Misak-i milli hudutlarını Mondros'ta resmi belge altına aldıran bazı batı ajanlığılını yapanlar vatan haini diye nitelendirdikleri damat ferit Paşa'nın Misak-i Milli hudutların Çizdirenin O günkü koşullarda kısmi güvence altına aldıran damat ferit paşadır. Uzun yıllar damat ferit vatan haini gibi gösterilmektedir. Hudutları halepten Musul kerkük Süleymaniye kadar türkmen ile olduğu Mondrosta tescillenip Lozan'da askıya alınmıştır. Irak İngiliz hakimiyetinde iken İngilizler şeyh Kürt ubadullahı ırak kralı yapmayı bir müddet düşünmüştür tehlikeli olduğunu görerek barzon Aşireti de emrinde olduğunu bilindiği için sömürgesi olan hindistan'a sürülmüştür. Sonradan Suriye'de olan Şerif Hüseyin'in oğlu faysalı getirterek Irak kralı yapmıştır. Daha sonra Osmanlı harbiyesinde yetişip birinci Dünya harbinde Şerif Hüseyin ve İngilizlerle birlikte hareket eden nuri Sait Paşa'da başkanlığına İngilizler tarafından getirtilmiştir. Petrolün milli gelirlerinden az payı alan Irak halkı için İngiltere'ye giden kral faysal diretmeleriyle milli gelir %50'ye çıkarmıştır ırak adına, ne yazıkki Cenevre'de bir otel odasında kahvesine zehir konularak İngiliz gizli servisi tarafından öldürülmüştür. Oğlu birinci gazi Irak kralı olmuştur oda nuri Sait ve İngilizler tarafından trafik kazasında öldürülmüştür. General abdulkerim Kasım ihtilal yaparak bir buçuk yaşındaki ikinci faysalı ve Osmanlı'ya ihanet eden İngilizlerle işbirliği yapan Şerif Hüseyin'in faysaldan gelen kolu ve nuri saitin sonu idamla neticelenmiştir. Irak'ta yaşayan üç ana unsur Araplar, Kürtler ve türkmenler boğazdan aşireti Nakşibendi halidiye koluna mensuptur. Barzan aşiretinin reisi 1905 ve 1906 yıllarında Irakın kuzeyinde Osmanlı'ya karşı gelerek isyan etmiştir. Barzanilerin büyük dedeleri 1906'da Osmanlı tarafından idam edilmiştir. Faysal ve general abdulkerim Kasım'dan sonra baas Parti iktidara geldikten sonra uzun zaman süreci içerisinde ki musul kerkük Süleymaniyedeki türkmenler basraya sürülmüştür. 28 Türk bilim adamı idam edilmiştir sadece içlerinden kurtulan bilim adamları Genel Sekreteri Sait ketene hayatını kurtarmıştır ister ve türkiye'ye gelmiştir. Kuzeydeki Kürt bölgesinde İngilizler çekildikten sonra Irak birleşmiş milletlerle bağımsız devlet olduktan sonra kuzeydeki Kürtler sürekli Irak yönetimiyle burka gerilla savaşı yaparak sıkıştıkları zaman Türk topraklarında saklanıyorlardı. Molla mustafa Barzani ve babası türkiye'de haklarında idam cezası varken her ikisi de farklı bölgelerde devlet onlara kucak açtı. Her sıkıştıklarında güneyden ülkemize girmelerine engel olunmuyordu. 1946'da İranda Kürt muhabat Cumhuriyeti'nin kurulduğu zaman molla mustafa Barzani'ye 500 tane silahlı adam ile İran'daki Kürt federe Devleti'ne milli Savunma Bakanı olarak atandı. İngiliz ve Amerikalılar'ın yardımıyla İranla bu federe devleti 11 ay Üzerine yerle bir ettiler. Molla mustafa Barzani de bazı adamlarıyla stalın döneminde Rusya'ya sığına rock on yıl orada ikamet etmek kaydıyla yedi yıl stalın döneminde üç yılda kurcaf döneminde askeri ve siyasi eğitimi alarak Sovyetlerin desteğini almak kaydıyla irak'a dönerek Irak yönetimine karşı terörist mücadelesine İrak'a dönerek Irak yönetimine karşı tedavi mücadelesine devam ederken oğlu İdrisle birlikte bu mücadeleye devam ederek hem Irak hem İran da terörist faaliyetlerine devam ediyorlardı. Arkalarında Amerikalılar İngilizler ve İsrail vardı ne zaman Irak ile İran arasındaki uluslararası problemi ABD ve İngiltere onları barıştırınca molla mustafa Barzani hemen ortada kalmak kaydıyla uzun yıllar Irak'ta sesleri çıkmadı Saddam döneminde.Sadece Amerikalilar Molla Mustafa Barzani kanser hastasi oldugu icin 1973'de tedavi ettirmek icin Amerika'ya getirdiler.Orada öldü.Bu uzun süreç olan Saddam'in döneminde Türkmenler'in yüzde yirmisini Baas rejimi telef etti.O zaman dünya ve batı Türkmenlerin katledilmesine ses çıkarmiyordu.Birinci Körfez Savas'inda Amerikalilar ve İngilizler Kürtlere bir tampon bölge olusturarak bes bin Kürdü Amerika'ya getirip eğitip tekrar Irak'a göndermek kaydiyla bugunku özerk Kürt devletinin temellerini Amerikalilar ve hicbir dönem onlardan kopmayan İsrailliler atti.İkinci Körfez Savaşı'ndan sonra Musul ve Kerkük'te,Süleymaniye'de Abd ve İngilizler önderliğinde Kürtler Türkmen nüfusunu oralara yerleserek azınlıga dusurduler.Abd'nin, İngiltere'nin ve Avrupa Birliği'nin en büyük hayali halen devam etmekte olan Suriye iç savaşı sonucunda Kuzey Irak'tan baslayip Lazkiye veyahut Halep'ten denize çıkarip İsrail'in güvenligi için gri bir İsrail Kürt devletinin oluşumu için tüm insani değerleri yok sayarak tüm katliamlarina devam etmektedirler. Evet Barzani, TSK ile birlikte PKK Talabani güçlerine karşı 90'lı yillarin ortasinda mücadele etti. Kendi istekleri doğrultusunda değil Abd'nin emri ile Talabani her ne kadar Türkiye'ye gelip gitse de genlerinde büyük dedelerinin 1906'da Osmanli'da idam edilisini asla unutmamaktadir. Aslı olan Irak dörde bölünmekten üce bölüp Türkmen illerini Arap'in ve Kürt'ün eline birakan Abd ve İsrail'dir.Irak'ın genelinde 3.700.000 Türkmen yasamaktadir.Abd'nin ve Batı'nın en büyük hayali Türkiye'yi bölmek icin 15 Temmuz'da provasini yaptilar.Basarili olamadilar.Su anda gri İsrail devleti Lazkiye ve Haleple birlestigi zaman aylar evveline dayanan calismalarinda 250.000 düzenli bir ordu en gelismis silahlar verilerek PKK-PYD'yi de kullanarak ikinci asamasi Türkiye'de devletine gönülden bağlı olmayan terörist zihniyetlilerle birlikte ülkemiz üzerindeki bypass düsünceleri hep olacaktir. Barzani denen tilki görünümlü bu çakal bir siyonist usagidir.Abd'nin tasmali köpeğidir.Unutmasin ki her dönem onlara aziz milletimiz ve Türkiye Cumhuriyeti devleti hep sahip çıkmıstır. Abd ve batının şunu unutmaması gerekli.Referanduma karşıyız diyorlar ama Barzani'nin bağımsızlığını destekliyorlar.Ayni Membiç'te Fırat'ın doğusuna çekilecek dediler.Rakka'ya soktular.Batı ve Abd şunu unutmamalı Türkmenler yalnız değildir. Bu ülkede,Türkiye Cumhuriyeti Ortadoğu'da hiçbir devletle karıştırırsa Irak bataklığından çıkamadılar. Anadolu onlara 1920'li yıllarda mezar olduğu gibi bu topraklara ayak bastıkları an isterse bir milyon askeri ile bu topraklarda bataklığa gömülüp dünya liderliği Çin'e veyahut Rusya'ya kaptırılabilir.Abd ve batı hiç mi arşivlerinizde Türk devletini,Selcuklu'yu,Osmanli'yi araştırmadınız. Barzani referanduma gidebilir. 3.700.000 bin Türkmeni aziz Türk milleti size yedirir mi ? Gri İsrail devletinin kuruluşu Türkiye'nin birinci derecede bekasini tehdit etmekte olduğunu unuttun mu ? Unutma fillerle yatağa giriyorsun ya fillerin altında ezilirsin bin yıldır akrabalık bağın olan aziz Türk milleti ve devleti seni yerle bir eder. Selam olsun adil ve adaletten yana olan tüm insanlara,aziz Türk milletine, Irak ve Suriye'de olan Türkmenlere şunu söylemek isterim. Yalnız değilsiniz. Balkanlarda,Ortadoğu'da,Kafkasya'da güçlü olan Türk devleti sizinledir.insanoğlunun belleği teknoloji gelişince eski arşivlere hiç ilgi duymuyor. Tarihte yaşadıklarını belleğinde çok çabuk unutuyorlar. Tarihini unutan ceddini inkar etmiştir.Baska milletleri saygı duymayan,üst akil denen o firavunlar bunu kafalarına sokmalı.Onlar kendi milletlerine savastaki kaybettikleri evlatlarına hiç saygı duymuyorlar.Onlarin saygısı para ve siyonizme ve masonluga hizmetten öteye geçmemektedir. Aziz Türk milletine,kamuoyuna saygılarımla arz ederim. Alaattin Çakıcı
13.09.2017 11:20
Çakıcı'dan Flaş Açıklama
Alaattin Çakıcı, dünya gündemini değerlendirirken, Myanmar 'da olan katliam hakkında da açıklama yaptı. Dünya ve Tüm Kamuoyuna Saygılarımla Arz Ederim Temel Hak ve İnsan Özgürlüklerinin Temel İlkesi olan Yaşam Hakkı, Beslenm ve Korunma. Yaşam hakkı tehlikeye girdiği an insan hiç düşünmeden dil, milliyet ayrımı yapmadan tüm Adem Aleyhisselam'ın soyundan gelenler soy kardeşi olduğunu unutuyorlar mı? Dünyayı kaosa çevirirken kendine sözde dünyaya temel hak ve insan özgürlüklerini taşıyacağım diyen kendi gibi bazı güçlü devletleri BM'de dünyanın kaderini çizen, Birleşmiş Milletlerde'deki 5 daimi üye olan üst akıllar, yönetilen bu 5 daimi üyenin dinleri mezhep farklılığı olsa bile bir ateist devleti de yanına alarak, Sovyetlerin dağılma sürecinden sonra İslam dünyasında fitneler çıkartılarak 1 milyar 700 milyona yakın İslam dünyasını ateş ve baruta çevirmişlerdir. Myanmar'da bir kaç yıldır devam eden Myanmar Müslümanlarını kayleden Myanmar yönetimine neden sessizler? Nerede kaldı bunların demokrasi ve insan hakları? Demek ki Ortadoğudaki 6 yıldır devam eden Haçlı zihniyeti, Myanmar’da olan , Myanmar hükümetinin katliamına sessiz kalan bu haçlı zihniyet, insanlığın ve İslam’ın düşmanı olduğunun kanıtıdır. Tüm İslam dünyası eğer kalbi olarak Allah'a iman etmişseler bu konuda çok duyarlı olan T.C. Devlet Başkanıyla diyaloğa geçmeleri Allah'a imanın bir gereğidir. Orada yok edilmek istenen İslam’a gönül vermiş rabbimin kullarıdır. Bakıyorum T.C’de bazı siyasi partilerin önde gidenleri Myanmar konusunda devletimizin yardım ve birlik çağrılarını tenkit etmektedir. Onlara soruyorum. Heron’ların tespit ettikleri terörist midir? Yoksa kaza ile mi ölmüş? Amerikalılar dünyayı yakıp yıkıyor. İsrailliler Filistin’i paramparça ediyor. Orada hiç mi haksız kaza ile insan ölmedi? Savaş zayiatıdır demesini biliyorlar. Onlara buradan sesleniyorum. Devletin bölünmez bütünlüğü söz konusu olduğu zaman teröristle değil devletle iş birliği yapmaları için bu millet onlara oy vermiştir. Görevlerini yapmazlar ise yüksekten uçan bir kartalın sesiyle karşılaşabilirler. Kartalın sesine kulak veren ilk kurt inanın sizi parçalar. Saygılarımla Dünya ve TC.Devleti kamuoyuna arz ederim Alaattin Çakıcı
13.09.2017 11:17
Çakıcı'dan Başsağlığı
Kırıkkale T tipi cezaevinde kalmakta olan ünlü kabadayı Alaattin Çakıcı taziye mesajı yayımladı.. TAZİYE... Allah'tan geldik ,yine ona döneceğiz! Değerli insan ,hayatta en çok sevdiğim dayım,dayı-yeğen ilişkisinden çok ileri can dostum; yeğenlerim,Barış ve Cihan Çakıcı'nın babaları Nihat Çakıcı'nın vefatını derin bir teessürle öğrenmiş bulunuyorum.Merhuma yüce Allah'tan rahmet ve mağfiret diliyorum. Mekanı cennet olsun. Tüm sevenlerine sabır ve metanetler diliyorum. Alaattin Çakıcı
02.09.2017 15:38
Alaattin Çakıcı Bayram Mesajı Yayınladı
Aziz Milletim; İslâm dünyasının, iç karışıklıklar, dış saldırılar, mezhepler arası savaş gibi devasa, kronik sorunlar yaşadığı dönemde bir kurban bayramını daha idrak etmekteyiz.. Bu sorunların bir kısmı maalesef ülkemiz için de söz konusudur: Bir yandan batı destekli ayrılıkçı terör birliğimizi tehdit ederken; diğer yandan sınırlarımıza yerleştirilen aynı odaklı terör grupları ülke bütünlüğümüzü tehdit etmektedir. Adalet, sosyal adalet konularında sıkıntı yaşamakta olduğumuz ayrıca bilinen-tartışılan gerçeklerdir. Tüm bunlar ışığında bayramlar; sevgi, saygı tezahurünün zirve yaptığı; küslerin, dargınların barıştığı; kesilen kurban etlerinin fakir-fukara ile paylaşıldığı yardımlaşma-dayanışma günleridir. Bayram günlerinin mana ve ruhunu sadece bayram günlerine mahsus değil, her güne yayarsak bizi zor durumlara bırakan çoğu sorunların üstesinden pek ala gelebiliriz. Bu vesile ile, bir bütün tüm İslam dünyasının mübarek kurban bayramını tebrik ediyor; bayramın ülkemize, islam dünyasına huzur, barış ve esenlik getirmesini diliyorum. Allah'ın selamı, rahmeti ve bereketi tüm inananların üzerine olsun..! Alaattin Çakıcı
30.08.2017 15:32
Sayfa
1
2
3
4
›
@ kullanıcısından Tweetler
×
Modal header
One fine body…
×
Üye Girişi
Facebook ile Giriş Yap
Giriş Yap
Üye Ol
Şifremi unuttum
×
Kayıt Ol
Gönder
Anasayfa
Güncel
Quizler
Viral
Üye Ol
Üye Girişi