B
H2
H3
__
""
i
h
haber61
☰
Menü
Giriş Yap
Üye Ol
Künye
İletişim
Site Oluştur
🌙
☀️
Gece / Gündüz
Takip Et
Mesaj
Turgay6161
@turgay6161
·
çevrimdışı
39
Haber
0
Yorum
8.944
Puan
Haberler
Yorumlar
Aktiviteler
Alaattin Çakıcı bu iki şahsiyet
Keskin cezaevin de yatmak ta olan ünlü kabadayı Alaattin Çakıcı cezaevine gelir gelmez cezaevinin 15 ayrı yerine Türk bayrağı ile II. Abdulhamit ve Atatürk portreleri astırdı. Yaptığı yazılı açıklamada " 108 yıl sonra resmî bir devlet dairesinde Türkiye'de ilk olarak Keskin T Tipi Cezaevinde bütün cezaevinin koridorlarında Türk bayrağı, solunda cennetmekan Sultan II. Abdulhamit hazretlerinin resmi, diğer yanda ulu önder Atatürk'ün resmi. Şanlı bayrağımızın sağında ve solunda bu iki şahsiyet yer almaktadır. Kamuoyuna saygılarımla arz ederim. Gönül isterki, tüm cezaevi kurumlarında ve devlet dairelerinde bayrağımızın sağında ve solunda bu iki büyük şahsiyetin resimlerinin yer almasını en üst düzey yetkililerden arz ederim. Alaattin Çakıcı" dedi
19.06.2017 20:18
Alaattin Çakıcı Kimseye hayatım boyunca kahpelik yapmadım
Alaattin Çakıcı'nın Bolu'dan Kırıkkale'ye nakli sırasında 9 adamının yolda pusu kurup onu kaçıracakları haberlerine Çakıcı sert tepki gösterdi. Kırıkkale F Tipi Cezaevi'nde yatmakta olan Alaattin Çakıcı önemli konu ile ilgil açıklamalarda bulundu. Çakıcı "Ankara'da 9 tane değişik zamanlarda tanıdığım kişileri yapılan operasyon neticesinde yakalanan bu kişileri bazı basın organları bilerek "Alaattin Çakıcı'yı arkadaşları sevk sırasında kaçıracaklardı" diye haberler yaydı ben ve benim hiçbir arkadaşım devletin Polis ve Askerine hiçbir zaman yanlış yapmaz. " dedi. İşte o açıklama ; Tedavim tamamlanmadan hastane baskı ile, göndermiş olduğu evrakta da belli olduğu üzere ameliyatlı olmama rağmen ayrıca KOAH tedavisi olmama rağmen ve vücudumun beş ayrı bölümünden haftada iki gün bir saat yirmi dakika fizik tedavisi almamla ilgili aynı ünitede yatırıldım. KOAH ile ilgili beni yatıran doktor hanımın imzası, fizyo terapistin kendi el yazısı ile 30 seans fizik tedavisi görecek imzası, başhekimin imzası, acil doktorunun imzası sunacağım raporlarda bellidir. Daha evvelden yazdığım gibi bu iş devletin içinde kalmış, FETÖ'cülerin mi işi yoksa Cumhurbaşkanının haberi olmadan kraldan çok kralcı yetkili bir bürokratın emriylemi oldu. Bu emir ile yasal olmayan bir şekilde beni taburcu etmek istedikleri zaman sevkimi yapan tüm subay ve astsubaylar şahittir. Yolculuğum esnasında seyahatimle ilgili yolculuk yapabilirmiyim yapamazmıyım diye talepte bulundum. Avukatımda bu konuya şahittir. Bana doktorlar seyahat edebilirsin can güvenliği ile sıhhati açısından sorunu yok diye bir kağıt gösterdiler. Bende " nerede bana sorulduğuna dair imzamı gösterin dedim" bugün ki tarih ile hastanenin naklime ilişkim evrakta aynen şu ifadeler geçmektedir. " hasta 12.05.2017 tarihinde hastanemize yatmış, takip eden klinik tarafından tedavi düzenlenmiştir. Takip eden uzmanlık bölümünün uzmanlık alanı ile ilgili tıbbi bilgi ve gerekçe ile epikrizi düzenlenerek 06,06.2017 tarihinde hastaneden taburcu edilmiştir. Hastanın yatışı sürecinde herhangi bir taburculuk talebi resmi ve sözlü olmamıştır. Hastanın başka bir ile nakli ile ilgili hastanemizin konuya herhangi bir dahli ve yetkisi yoktur" Sayın kamuoyu bu kadar rahatsızlıklarıma rağmen rahatsızlıklarım belge ile ortada olmasına rağmen tedavisi devam eden hasta taburcu edilemez. Edilse bile hastaneden tekrar muayene olup, sakıncası vardır yahut yoktur diye rapor vermeleri gerekmektedir. Bu rapor olmadan beni direk hastaneden Keskin T Tipi Cezaevine görevli jandarmalar getirdi Bolu F Tipine asla geri gitmedim. Cezaevinin önünde eşyalarım arabaya konuldu. Yolculuğum ile ilgili doktor muayenesi hiçbir yerde yapılmadı, hastaneden sonra Bolu F Tipi Cezaevinden içeri asla girmedim. Yeni cezaevine, keskine geldikten sonra basında bir yazı çıktı. Ankara'da 9 tane değişik zamanlarda tanıdığım kişileri yapılan operasyon neticesinde yakalanan bu kişileri bazı basın organları bilerek "Alaattin Çakıcı'yı arkadaşları sevk sırasında kaçıracaklardı" diye haberler yaydı ben ve benim hiçbir arkadaşım devletin Polis ve Askerine hiçbir zaman yanlış yapmaz. Devletin Polis ve Askerine her zaman saygılıyız, tabi devlete bağlı olanlara. Ankara'da alınan şahıslar Ankara'ya bir iftar yemeğine davet edilmiş, hasım sahibi insanlar olduklarından silahlarıyla birlikte yakalanmışlardır. Bu şahısların emniyetteki ifadelerinde soru sormuşlar "Osman Gökçek'e suikastemi geldiniz" ve benimle bağlantı kurmak istemişlerdir ben Osman Gökçek'i tanımam. Babası Melih Gökçek' i sevmem gazeteye Alaattin Çakıcı arkadaşları tarafından kaçırılacak haberini yansıtan Melih Gökçek denen belediye başkanına şunu soruyorum. "Şu andan itibaren oğlu ve kendini devlet koruyabilir biliyorum Ankara'da kime güveniyorsa güvensin Kabadayı mıdır, bitirim midir? Kimse kimseyi koruyamaz yıllarca Ankara'yı sömürdüler FETÖ'cülere ihale verdiler o benim sorunum değil devletin sorunudur ama beni kendi gibi Amerikan uşağımı zannediyor ömrümce şerefli TSK mensuplarına saygı duydum onurlu Türk Polisine yaşamım boyunca hep saygılı oldum. Alaattin Çakıcı'nın arkadaşlarının nakil sırasında kaçıracak diye yansıtan Melih efendi Vatan hainleri jandarmaya Polise saldırı yapar, ya çatışmaya girmek için yada mahkumu kaçirmak için. Unutma, artık her türlü ister kendini güvene al ister alma oğlunla birlikte ben hayatım boyunca kimseye kahpelik yapmadım önceden haber veririm kamuoyuna saygılarımla arz ederim. Alaattin Çakıcı
13.06.2017 13:51
Alaattin Çakıcı'dan fetö çıkışı
Kamuoyuna saygılarımla arz ederim. Ölümcül hasta iken bolu köroğlu hastanesinde daha evvel büyük ameliyat geçirdim. Sonra KOA krizinden süresiz yatırıldım, ve 30 seans hafta da iki gün başhekim ve 3 doktor Nuray Oktay denen kadın mı yoksa erkek düşmanı, feminist beni yatıran kadında onayı var uygundur demiştir. Ankara'da benden rahatsız olan görevlilermi yoksa devletin siyasi kanadındaki FETO'cu şerefsizlerin emriylenmi 15 hastalığı olan yatan hastayı metezoru tahliye ediyorlar vede bana sormadan doktor raporuyla seyahat edebilir mi edemez mi, yasal olarak sormaları lazımken hastane başhekimi Nuray hanım diğer 5 imzayı koyan doktor havadan, karadan seyahat edebilir can güvenliği sorunu yoktur demişlerdir. Bu anası eskimişlere soruyorum, sizler devletin içindeki fetöcülerden mi emir aldınız halen mecliste 80 tane FETO' cü olduğu bilinmektedir Allah'tan başka kimseye boyun eğmem. Ulan CİA'nin iti FETÖ Kırıkkale T tipinde bin yüz kişisiniz, beni öldürecek sizde yürek varmı, alın Pensilvanyadan emir yapamıyorsanız ananız eskimiştir. Eğer sizin parmağınız varsa Kırıkkale'de alayınıza ve FETÖ'ye küfür ettim tüm cezaevi biliyor bende buradayım sayın Tayyip Erdoğan'ın dışında hükümete yakın emir verilmişse adamsanız beni öldürün. Bu kapının önüne gelen yaşlı, kadın çocuk dışındaki FETÖ itleri size serum takarım, bunu her yattığım ildede aynısını yaparım. Güvendiğiniz AB, ABD sizi nereye kadar korur. Evet çok hastayım ama Rabbime hamd olsun yürüyorum, konuşuyorum kendimide koruyacak kadar fiziksel gücüm var. Adım Alaattin Çakıcı hangi tür Vatan haini denemek isterse adliyede, hastanede, hapishanede denemezlerse kahpe analılardır kamuoyuna saygılarımla.. Alaattin Çakıcı
09.06.2017 11:16
Alaattin Çakıcı'dan çok konuşulacak mesaj
Bolu F Tipi Cezaevi'nden Kırıkkale F Tipi Cezaevi'ne nakledilen Alaattin Çakıcı önemli açıklamalarda bulundu. Sn. kamuoyuna saygılarımla arz ederim Yasa dışı bir şekilde, metazori, hastalıklarından dolayı altı ay yatacak diye altı doktor ve başhekim imzasına rağmen A. Çakıcı’yı taburcu ettiler. Tüm Bolu polis ve il jandarma komutanlığı ekipleri A. Çakıcı’yı sevk ettiler. Yalnız A. Çakıcı kendisini sevk eden tüm jandarma teşkilatına ve hapishanedeki polis teşkilatına saygı ve hürmetlerini iletti. A. Çakıcı’nın onlara minnetle saygı duyacağını bilmelerini isterim. On beş ölümcül hastalık taşımasına rağmen, ameliyatının üzerinden 2,5 ay geçmeden taburcu edildi. Hastalığı en yüksek düzeydeki KOAH hastalığıydı. KOAH hastalığı nefes alabileceği düzeye gelseydi üç ayrı ameliyat daha olacaktı. Bu emri Sn. Cumhurbaşkanımız mı, başbakan mı, adalet bakanı mı, yoksa kökeni zaza olan Enis Yavuz Yıldırım mı, yoksa müdür yardıcısı Konya Kürtlerinden Mehmet Fatih Belviranlı mı verdi? Sizler FETÖ’cü Kavurmacı’yı bırakıyorsunuz, Ahmet Türk’ü bırakıyorsunuz, A. Çakıcı’dan bu kadar mı korkuyorsunuz. Hastalıklarına rağmen bir kere bile tahliye talebinde bulunmadı. Yalnızda tedavi olmak istiyordu. Bu millet A. Çakıcı’yı çok iyi tanıyor. Bundan sonra mevcut hastalıkları ile ilgili hastaneye başvurmayacaktır. Ani gelişen ilk yardım olaylarından dolayı başvuracaktır. A. Çakıcı’yı 15 ölümcül hastalıktan tedavi ettirmeyenler neresine kına yakarsa yaksın. Bu sözüm kim yapmışsa onadır. NOT: Son onbeş günde Kuzey Doğu Irak’tan Akdeniz’e açılacak enerji hattı kontrolünü Barzani, Talabani, YPG yaptırmak isteyen küreselleşmiş siyonist üst akıl AB-ABD devleti Ortadoğu’da düzenli 500.000 kişilik her türlü teçhizatlı, en gelişmiş silahlarla donatılmış ve eğitilmiş bir kara ordusu geliştirdikleri bilinmektedir. Bu ordu Kürt Kökenli gri İsrail ordusudur. Batının amacı Ortadoğu’daki petrol ve doğalgazı sömürmek, enerji hattını da gri Kürt kökenli kuracakları, bu sözden orduyu gerçekleştirmek kürüsel aklın elli yıllık projesidir. Sn. Cumhurbaşkanım, Trump denen ağzı gözü birbirine karışmış, yarı deli, eli kolu oynayan, erkek ve kadınsı hareketler yapan Trump’la görüştüğünüzde Türkiye’de söylediğiniz sözlerin aynısını basın toplantısında konuştunuz. O konuşmanızdan dolayı sizi tebrik ederim. Ama kapalı kapılar ardında, Amerika’da size yoğun baskı yaptıysalar, kurulmak istenen bu düzenli orduyla ilgili ağır baskı altındaysanız, Allah’a teslim olduğunuzu söylüyorsunuz. Allah’a teslim olan kimse korkmaz ve bu aziz millette sizi asla yalnız bırakmaz. Bu sözde kurulmak istenen 250.000 kişilik ordu gelişmiş silahlarla ve hava savunma sistemleri ile donatılmıştır. Uçak hariç kendilerine helikopter de verilecektir. Yerden havalanan füze sistemi olan astriot tipi füze de Amerikan menşeli olarak verilmiştir. Aklınızın almayacağı kadar da stringer füze verilmiştir. En büyük amaç küresel sermayenin kasalarına dolacak petrol parası ve İsrail’in güvenliğidir.Sn. Cumhurbaşkanım, teslimiyetim Allah’a, hizmetim de devletimedir. Nerede olursam olayım. Kapalı hücrelerde olmak demek, dünyanın değişik yererindeki vatan hainlerine hesap soramaz diye bir kaide yok. Sizi hiç sevmedim ve sevmiyorum. Ama sizin teslim olduğunuz Allah’a bağlıyım. Devleti en az sizin kadar seviyorum. Bu bana yapılan hastaneden koma halinde çıkarılışım, on beş evvel okyanus ötesi Ortadoğu’daki 250.000 kişilik gri Kürt-İsrail Devletini ifşa ettiğim için mi? Yoksa size baskı mı yapıyorlar? Lütfen unutma! Kişinin sahibi Allah’sa dünya karşısında olsa da, vade dolmamışsa havadır. Saygılarımla arz ederim. Alaattin Çakıcı
07.06.2017 17:55
ÇAKICI'DAN RAMAZAN TEBRİĞİ
Bolu F Tipi Cezaevinde kalmakta olan Ünlü Kabadayı Alattin Çakıcı, onbir ayın sultanı mübarek Ramazan dolayısıyla bir açıklamada bulundu, İslam Dünyası’nın Ramazan ayını tebrik etti ve Siyonist üst akla da dikkat çekti. RAMAZAN TEBRİĞİ Çakıcı, “Türk İslam Alemi’ne saygılarımla arz ederim” diye başlayan açıklamasında şunları söyledi: “Onbir ayın Sultanı, rahmet ayı Ramazan-ı Şerif’in ülkemiz ve tüm İslam coğrafyasına hayırlara vesile olmasını dilerken, Ortadoğu ve İslam Dünyasını kaosa çevirip kan gölüne çeviren Siyonist Avrupa Birliği’ni, okyanus ötesini ve insanlığını yitirmiş sözde demokrasi, temel insan hak ve özgürlüklerini, din ve vicdan hürriyetini, sosyal adalet ve sosyal devlet kavramını ağzından düşürmeyen, İslam’ın ve insanlığın düşmanı günümüz Firavunları, her Ramazan’da ateşkes yerine aç-susuz oruç tutan, tek sahipleri olan Malik El Mülk’e sığınan, her an sahipleri olan El Hak’kın adaletinin tecelli etmesini İsm-i Azam’dan niyaz eder, Türkiye Cumhuriyeti’ndeki mümin kardeşlerimin ve İslam Dünyasındaki Müslüman kardeşlerimin Ramazan-ı Şerif’ini kalbî kutlarım. “ALLAH YARDIMCILARI OLSUN” Onyıllardır Kudüs ve Filistin’de vahşete karşı her Ramazan’da oruç tutarak Dünyayı dizayn eden Siyonist üst aklın itlerinin saldırılarına göğüslerini siper eden Kudüs, Filistin ve Ortadoğu’da, dünya coğrafyasında mezalime uğrayan, mezhebi, meşrebi ne olursa olsun Allah’a, Kur’an’a ve Sünnete teslim olmuş tüm mümin kardeşlerimizin Rabbim bu kutsal ayda yar ve yardımcıları olsun. Allah’ın rahmeti ve bereketi tüm mümin kardeşlerimin üzerinden eksik olmasın.” “ALLAH ONLARDAN KORUSUN” Çakıcı, açıklamasının sonunda bir de not paylaşarak şunları söyledi: “Allah’a şirk koşan ateist, İbrahimi dinler olan Musevilik, İsevilik ve gelen Tevrat’ı, Zebur’u ve İncil’i tahrif eden, işi gücü Kabbala ile uğraşan, gelişmiş teknoloji ile birlikte ilkel büyücülüğün bilimselleşmiş halidir. Dünyanın bazı üniversitelerinde kürsüsü olan, bilim diye yutturulan Kabbala ve görünmeyenlerle birlikte ve teknolojiyi de kullanan, İslam Dünyası’na zarar veren küreselleşmiş Siyonist üst aklın en büyük silahlarından biri olan, insanlığa ve İslam’a Kabbalacılardan Rabbim insanlığı ve İslam’ı korusun ve yüceltsin. İslam Dünyası’na saygılarımla arz ederim.”
27.05.2017 08:32
Çakıcı, Gizli projeler için uyarıda bulundu
Bolu F tipi cezaevinde kalan Alaattin Çakıcı, İsrail'in gizli projeleri ve dünyayı nasıl etkilediği konusunda açıklamalar yaptı.Aziz Türk Milleti ve kamuoyuna saygılarımla arz ederim. 1 asırdan beri Ortadoğu, Kuzey Afrika bu coğrafyadaki dini İslam olan Arap Devletlerinin ve T.C.üzerinde yaptıkları ve yapmak istedikleri sosyolojik savaşın sonuna geldiğini zanneden sömürgeci küresel üst akıl, NATO’ya girişimizden, Sovyetlerin dağılma sürecine kadar İslam dünyasını Sovyetlere karşı kullanan Batı ve Atlantik ötesi dünyayı dizayn eden sözde stratejik ortağımız ve NATO’nın patronu olan B.D. 10 bin km ileriden ülkelerin güvenliği adı altında Ortadoğu ve İslam dünyasını kaosa sürükleyip bazı ülkeleri işgale edip bölüp parçalamış, en büyük ideali dünyayı kendi çıkarları doğrultusunda dizayn edip, İsrail’in güvenliğini teminat altına almak için Fırat ve Dicle’den Mısır’a kadar yapay Kutsal İbrani toprakları adı altında bir ülke kurmak, 2. Hedefi ise İsrail’in güvenliği kökeni Kürt olan gri bir İsrail devleti oluşturmak , 3. büyük idealleri Arap dünyasıyla Türkiye’nin tüm bağını koparmak, Ortadoğu’daki petrol ve doğalgaz rezervlerini sömürmek enerji hattını Kuzeydoğu Irak’ta kurulmak istenen gri Kürt Devleti’nin Akdeniz’den bağlantısını sağlayıp enerji hattını da kendine bağlı gri İsrail, oluşacak yapay Kürt devletine yaptırmaktır.Batı’nın ve okyanus ötesin üst akıl bu hedefine ulaştıktan sonra sırada ya İran var ama gözüken şu ki, İran’dan evvel ABD’ye ve batının oluşturmak istediği peşmergeyi Talabani peşmergelerini, Suriye’deki YPG’yi bir çatı altına toplayıp 200-250 bin kişilik düzenli bir ordu oluşturmak her türlü en gelişmiş silahlarla donatıp hava savunmacı füzelerini de verip amaçları Türkiye’yi bölmektir. Aziz Türk Milleti’nin beyefendileri, hanımefendileri ve tüm gençler; Hayata geçirecekleri bu senaryoyu uygulayan ve uygulamak isteyenlere karşı ülkesini seven , devletin bekasına gönül vermiş, ulusalcısı, muhafazakarları, milliyetçisi, laiki, fanatik dinci olmayan dini cemaatler dahil devletin yanında yer alması ülkemizin bekası için birlikte hareket etmek istiklalimizin yegane teminatıdır. Devletin tüm kurumlarında çalışanlar, hangi etnik mezhep ve grupta olursa olsun bu süreçte partizanlık yaparsa, %48’i ötekileştirirse devletin bekası ve istiklalimiz tehlikeye düşer. Yukarıda bahsettiğim 200-250 bin kişilik düzenli ordu kurmak ve ülkemiz üzerinde bay-pas yapıp bölmek isteyen küresel üst akıla karşı Aziz Türk Milleti ve Devleti yöneten siyasi otorite, birlikte hareket edip önyargıları bir kenara bırakıp, Hilal ve Yıldız’ın altında, birlikte hareket etmeyip nefsi için, gücü için, veyahut güç sahibi olmak için birbirlerini ötekileştirip devletin birliğini dışlayanlar vatan hainidirler. Biatım Yüceler yücesi Cenab-ı Rab’bimedir. Teslimiyetim Devletimedir. Kimseye yalakalık yapmam. Doğru bildiğimi, doğru olanı sonucu ne olursa olsun söyleyememek Alaattin Çakıcı için şerefsizliktir. Devleti yöneten siyasi otorite ve ekibine, 80 milyon her etnik gruba sesleniyorum; Ortadoğu’da 200-250 bin kişilik düzenli ordu hazırlayan, İslamın ve insanlığın düşmanı olan emperyalist üst akıla karşı lütfen daha duyarlı olunuz. Saygılarımla Aziz Türk Milletine arz ederim.
24.05.2017 08:45
ÇAKICI'DAN TÜRK GENÇLİĞİNE MESAJ
Çakıcı 19 Mayıs Atatürk’ü Anma, Gençlik ve Spor Bayramı dolayısıyla bir mesaj yayımladı. Çakıcı, mesajında, "Yokluk ve yorgunluk içinde bulunduğu bir dönemde ’Ya istiklal, ya ölüm’ anlayışıyla hareket ederek Dünyanın güçlü ordularına karşı bağımsızlığını kazanan Türk ulusunun tarihinde çok anlamlı günler vardır. Ama 19 Mayıs 1919 tarihi bütün bunların başlangıcıdır. 19 Mayıs 1919 denildiğinde aklımıza, top, silah, savaş gemileri, uçaklar, tanklar, yüz binlerce asker ve ordu gelmez. 19 Mayıs 1919 bir ruhtur, bir inançtır, kararlılıktır, bağımsızlıktır ve Türk ulusunun sesinin yükseldiği gündür. Büyük Önder Mustafa Kemal Atatürk bu günü, ülkenin geleceği olan gençlere, vatanı onlara emanet ederek bayram olarak armağan etmiştir. Gazi Mustafa Kemal’in, 19 Mayıs 1919’da Samsun’a çıkışıyla başlayıp, Cumhuriyetin ilanıyla neticelenen bağımsızlık mücadelesinin yıl dönümünü kutlamaktayız. Vatanın bağımsızlığı ülkenin bölünmez bütünlüğü için canını veren bu millet, ülkenin geleceğinde söz sahibi olan gençliğiyle birlikte hedeflerine emin adımlarla ilerlemektedir. Ülkemizi muasır medeniyetler seviyesinin üstüne taşıma gayreti içerisinde olan gençlerimiz; sizleri seviyor, sizlere güveniyoruz. Tüm milletimizin ve gençlerimizin 19 Mayıs Atatürk’ü Anma, Gençlik ve Spor Bayramını kutluyor, başta Gazi Mustafa Kemal olmak üzere, tüm şehit ve gazilerimize Allah’tan rahmet diliyorum" diye belirtti.
19.05.2017 15:27
ÇAKICI'NIN BABASI ÜLKÜCÜ ŞEHİT ALİ ÇAKICI DUALARLA ANILDI
ÜLKÜCÜ ŞEHİT ALİ ÇAKICI MEZARI BAŞINDA ANILDI Alaattin Çakıcı'nın babası ,ülkücü şehit Ali Çakıcı Zincirlikuyu Mezarlığı’nda kabri başında anıldı. Ali Çakıcı’nın vefatının 37. Sene-i devriyesi nedeniyle sevdikleri ve dostları kabri başında Kur-an’ı Kerim okuttular. Baba Çakıcı, Trabzon'dan kan davası yüzünden göç etti. İstanbul’da ”Karadenizliler mekanı” olarak bilinen Gültepe semtinde ev kiraladı ve ailesiyle burada yaşamaya başladı. Trabzon'lu olup 53 yaşındaydı. İstanbul Gültepe'de Talatpaşa caddesi üzerinde kahvehane işletiyordu. Ailece ülkücüydüler. Mecidiyeköy, Kağıthane, Gültepe ve Hürriyet Mahallesi Ülkü Ocakları Başkanlığı'da katıldı 11 Mayıs 1980 Olay günü, Gültepe semtinde bulunan işyerine akşam saatlerinde baskın düzelenmesi sonucunda şehit edildi. Mekanı cennet olsun.
12.05.2017 20:02
Alaattin Çakıcı'dan Flaş Açıklama
Bolu F tipi cezaevinde yatmakta olan Çakıcı'nın Cumhurbaşkanı'na hakaretten dolayı bugün davası vardı. Çakıcı duruşmadan sonra oldukça çarpıcı açıklamalarda bulundu. 15 Temmuz Okyanus ötesi ve batı kaynaklı Aziz Türk milletinin üzerine bomba ve mermi yağdıran elbiselerin en şereflisini giymiş, ruhunu Brüksel kaynaklı NATO karargahında yerle yeksan eden sömürgeci Batı kültürüne, ABD’ye köpeklik yapan, elbiselerin en şereflisini giymiş ruhu Amerikalılara teslim eden FETÖ denen, hakkın yanında yıllardır görünüyor rolünü oynayan, Vatikan’ın gizli Kardinali olan Siyonist uşağı, dünya imamı diye Müslüman Türk milletine ve dünyada açmış olduğu ülkelerdeki okullardaki Müslüman ülkelerde dünya imamı diye lanse edilen, aslında gavur imamı olan, haçlı zihniyetinin piyonu CIA’nin iti olan Fethullah GÜLEN, bu gavur imamıyla ruhunu Amerikalılara satmış olan ve şerefli üniformanın içindeki bu hainlerle birlikte işbirliği yapmıştır. Ben 12 Eylül’ü bizzat yaşadım. 1960 yılında 8 yaşımdaydım. 28 Şubat’ta yurt dışındaydım. Bütün bu Türkiye’nin üzerindeki sosyolojik savaş 1860 döneminde ABD tarafından ilk Lübnan’da açılan Amerikan Üniversitesi’yle başlamıştır. 1948’den günümüze kadar NATO’ya üye olduktan günümüze kadar Batı ve Amerika meselesi olmuştur. Rahmetli İsmet Paşa’dan sonra çok partili döneme geçtiğimiz günlerde ABD rahmetli Menderes’in bir dönem Ortadoğu’daki en yakın müttefiki olarak kabul etti. Rahmetli Menderes, ABD’nin Ortadoğu ve Türkiye üzerindeki çirkin emellerini fark edince 1960’taki ihtilali gerçekleştirip hayatına son verilmesine sebep oldu. Bu millet bunu unutmamıştır. Ama uzun yıllar itina ederek bunu dile getirmemiştir. Günümüze kadar hatta sayın Recep Tayyip ERDOĞAN bile Menderes’in ölümünden sonra ABD, Batı kaynaklı iktidara getirilmiştir. Bir müddet Ortadoğu’da, Kuzey Afrika’da, Batı’da Erdoğan’ın kullanıldığı bilinmektedir. Rahmetli, milli görüşün efsanevi lideri, ana rahmine düşüşünden öldüğü güne kadar milli olan imanı bütün, gönlünü yaşamı süresi içerisinde gönlü Türk ve İslam dünyası için atmıştır. İktidara geldiğinde ilk işi sırtını Batıya dönmüştü. İnandığı yolda ömrünün sonuna kadar hiç taviz vermeden yaşamıştır. Talebesi olan sayın Erdoğan, Machiavelli mantığı mı diyelim yoksa şartların oluşturduğu bir şekilde Batı’nın yönlendirmesi ve iradesi ile iktidara geldiği zaman 2012’ye kadar Batı’nın hizmetinde olduğu bilinmektedir. Yukarıda bahsettim Machiavelli mantığıyla Batı’yı oyalayıp Batı’nın gözlüğü ile değil farklı bir bakış açısıyla Batı ve küreselleşen dünyanın hızla değiştiğini görmüş, titreyip kendine dönerek Batı ekseninden çıktığını dünyanın değişik platformlarında, BM’de gündeme getirmişti. Batı’ya karşı almış olduğu doğru bir tavırdı. 2012’ye kadar onlarla ve FETÖ'cülerle Batı’nın yönlendirmesiyle çözüm sürecinde PKK ile işbirliği yapmak ihanettir. Bunu da söylemeyen Alaattin’in anası mezarda hortlasın. Ömrümce Tayyip Erdoğan’ı sevmedim, sevmek zorunda da değilim. Uzun ceza yatmakmış, psikolojik baskıymış, hastanelerde zulümmüş, ölüm riski taşıyan bir sürü hastalığım varmış, ne hastalıklarımla ilgili ne de hürriyetimle ilgili Adalet Dilencisi değilim. Allah(cc)’ın dışında kimseye biat etmem. Bilim adamları insan yaşamına bir yere kadar müdahale eder. Bu ülkedeki ilahiyatçılar, hocalar, müftüler, diyanet işleri başkanları Kur-an kaynaklı diyor ki : “Hayr’ın ve şerrin min Allah’ü Teala. (hayır ve şer Allah’tandır.) " Şükredersen şer bile hayra bağlanır Allah katında. Bu canın sahibi rabbimdir. Verdiği gün kadar yaşayacağım. İnsanların ömrünü Tayyip Erdoğan ve ekibi ne kısaltıyor ne de uzatıyor. Nefsini yenerse, milletin hizmetkarı olursa kendisine hayır veren % 48,6 yı parti, inanç ve etnik grup gözetmeden bağrına basar ve adil davranırsa imanı tilavet ve kıraat üzerine tövbe edip, AllahIn ipine sarılmışsa kimle konuşursa konuşsun herkesin olduğu gibi onun da sahibi rabbimdir. Şunu kafasına sokmalı,Çakıcı'nın imanında biat Allah’adır. Devlete sadakat dünyayı karıştırmayan Adem nesline sevgidir. Bu akşam Müslüman Aziz Türk Milleti’nin, İslam dünyasının Beraat Kandilini kutlar, İslam dünyasına ve Adem soyuna hayırlara vesile olmasını dilerim. Not : Bugün Bolu mahkemesinde 2017/88 talimat ve yine Bolu Mahkemesinin 2017/117 talimatlı iddianame her ikisi de yüzüme okundu. Tayyip Erdoğan ile tehdit ve hakaret suçuyla ilgili. Bunlar 15 Temmuzdan evvelki sözlerdi. Söylenen sözleri internet, cumhurbaşkanlığı soruşturma bürosu nasıl kayıt altına alıyorsa, alemlerin tek meliki olan Rabbim de Lef-i Mahfuz’da kayıt altına almıştır. Ağızdan çıkan söz geriye alınmaz. Sözlerin hepsi bana aittir. Sayın Cumhurbaşkanı davalarını Türk milletinin önünde “Tüm davalarımı geri çektim. Kimseden davacı değilim” millete verilen söz namus sözüdür. 15 Temmuz 2016 tarihinde verdiği namus sözünden 4 ay sonra Adalet Bakanlığından yetki alarak 15 yakın davadan yargılanmaktayım. Bugün bile geçmişteki sözler bana aittir diyen Çakıcı için verilecek kara önemli değildir. Kimsenin tasmalı köpeği değil, Türkiye Cumhuriyeti vatandaşıyım. Şayet bugün ülkeyi yönetenler ya bizim dediğimiz gibi tasmalı şerefsiz yaşayacaksın ya da Anap eski milletvekili Mehmet Karabaş’a söylemiş , “Çakıcı’ya gün yüzü göstermeyeceğim” Eğer böyle söylemişse avucunu yalar.Sahibi Allah olanın hiçbir şeye ihtiyacı yoktur. Aziz Türk Milletine saygılarımla arz ederim.
11.05.2017 13:32
Tüm Cevaplar 10 Mayıs'da
Alaattin Çakıcı; Cumhurbaşkanı'na “hakaret”ettiği gerekçesiyle açılan birden çok zincirleme davaların ikisinden 10 Mayıs 2017’de Bolu Adliyesinde yargılanacak.. Alaattin Çakıcı; yazmış olduğu mektuplarında Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'a “hakaret”ettiği gerekçesiyle açılan davaların ikisinden 10 Mayıs 2017’de Bolu Adliyesinde yargılanacak.. Üzeyir Çakmaktaş tarafından Alaattin Çakıcı ile ilgili yapılan açıklamada; çakıcının hiçbir zaman, hiçbir idareciden af, bağışlanma, lutuf talebinde bulunmadığı belirtilerek; Çakıcı'nın Hukuk devletinde hakkı olan yasal haklarını talep etti, ihlalleri dile getirdiğini belirtti. Hukuk devletinde, yasalar önünde insanlar eşit olduğunu belirten Çakmaktaş; "Hukuk devleti, yargıladığı insanların kimliğine, kim olduğuna bakmaz; muhatabın suçuna bakar,somutluk varsa suçun tam karşılığıyla tecziye eder; hukuksuz, yasa dışı bir tasarrufta bulunmaz.. Şekle, şüpheyle, zanla, olabilirikle, olasılıkla, tahminle kesin ön yargı oluşturulmaz,buna dayalı olarak da hüküm tesis edilemez…"dedi. Çakmaktaş açıklamasını şöyle sürdürdü: Alaattin Çakıcı,”sütten çıkmış ak kaşık” olmadığını kabul etmiş; bihakkın mahkemelerin aleyhine kurduğu hükümlere itiraz etmemiştir.. Adil olan her hükmü,her kararı saygıyla karşılamıştır.Ancak, kanun ve yasalarda karşılığı olmayan,”katalog suçlusu, olası tehdit, potansiyel suçlu…. ”vs gbi paranoyak gerekçelerle, zorlama, kılıfına uydurma yorumlarla haksız, katmerli ceza tayin etmeye yasal haklarını kullanarak, kendine özgü çıkışlarla itiraz etmiş, tepki koymuştur… Mahkemeler, Alaattin Çakıcı’ya isnad edilen suçların kanunlarda belli, sınırları çizili tam karşılığını vermemiş; kanun maddelerinde karşılığı olmayan, kanunlara aykırı olan bir yaklaşımla abartılı, hatalı, katmerli cezalar vermişlerdir.. Verilen hükümler sonrası cezaevinde ne kadar yatacağını gösteren “müddetname”bile yanlış, hatalı hatta kasıtlı olarak düzenlenerek yatması gereken süreden çok daha uzun yatması hedeflenmiştir… Hak ihlallerinin izale edilmesi ile ilgili yapılan tüm girişim ve müracaatlar “gizli bir el” tarafından engellendi. Tüm müracaatlar muhatab bulamadığı için akim kaldı, sonuç alınamadı… Ankara’da Ceza davalarında yetkin bir avukata dosyası incelenmek üzere götürüldü.. Avukata dosya hakkında yönlendirici ön bilgi verilmedi..Dosyayı kısa bir incelemeye tabi tutan avukat iki saat içerisinde görüşünü bildirdi, dosyada “hukuk cinayeti” olduğunu söyledi.. Vekalet aldı. Davayı takip etmeye başladı.. İlerleyen süreçlerde bir noktada tıkandı ve geri adım attı.. Nedeni soruduğunda”Adalet Bakanı” dedi sadece! Geçen zamanda Sedat Peker bırakıldı!Alaattin Çakıcı içeride tutulmaya devam edildi. Olayın” siyasi tasarruf, hatta siyaseten katl” olduğunu izahtan varestedir…Alaattin Çakıcı, maruz bırakıldığı hukuksuzluklar, hak ihlalleri karşısında sürekli ve kesintisiz olarak hakkını aradı, durumuyla ilgili kamuoyunu bilgilendirici yüzlerce mektup ve dilekçe yazdı..Bir diğer husus, Alaattin Çakıcı, sadece kendisinin maruz kaldığı durumlarla ilgili mektuplar yazmadı, açıklamalarda bulunmadı.. Siyasal kavga vermiş “milli bir insan” olarak da siyasal-toplumsal her konuda görüşünü açıkladı.. Doğru gördüğü icraatları destekledi, yanlış bulduklarına sert eleştirilerde bulundu… Ahmet Türk’ün, imtiyazlı FETÖ tutuklusu Ömer Faruk Harmancı’nın sağlık gerekçeleriyle serbest bırakıldığı şu günlerde, onlarca tam teşekküllü üniversite hastanelerinin “Alaattin Çakıcı’nın sağlık durumu cezaevinde yatmaya elverişli değildir” raporlarına rağmen bu hakkın Alaatti Çakıcı hakkında işletilmemesi de ayrıca manidar ve düşündürücüdür… Şimdi,10 Mayıs 2017 ’da Cumhurbaşkanına hakaret suçlamasıyla yargılanacak.. Üzeyir Çakmaktaş
03.05.2017 21:04
Sayfa
‹
1
2
3
4
›
@ kullanıcısından Tweetler
×
Modal header
One fine body…
×
Üye Girişi
Facebook ile Giriş Yap
Giriş Yap
Üye Ol
Şifremi unuttum
×
Kayıt Ol
Gönder
Anasayfa
Güncel
Quizler
Viral
Üye Ol
Üye Girişi